29 Ara 2016

Vincent Van Gogh

Onun tabloları dönemin insanlarına tuhaf geliyordu. Resimlerinde ağaçlar gökyüzüne yükselirken gözyüzü yere inmiş gibiydi. O'nun bakış açısını anlamak zordu 1800 lü yıllarda. Kendisine '' bu ağaçlar neden yıldızlardan yukarıda'' denildiği zaman cevabı çok netti. '' Çünkü ben ağaçları anlıyorum. Ağaçların tutkusu hep gökyüzüne yükselmektir. Yıldızların ötesine gitmek yeryüzünün tutkusudur. Yeryüzü hep çabalar ama gökyüzüne ulaşamaz. Ben bunu yapabiliyorum. Yeryüzü benim resmimi anlayacak er yada geç. Bu resimleri sizin için yapmıyorum.''

Şimdi bu insana akıllı denilebilir mi? Oysa Van Gogh'un resmetme tarzı hayatı anlama biçimiydi. Yaşadığı mutsuz ve yoksul hayatın içinde, renkleri duyarak hissederek ve onları yaşam biçimine dönüştürüp resmederek yaşamı ifade eden bir ressam..

Ölümü de hazin bir sondu. Gerçek dediğimiz görünen yaşamıyla hissettiği yaşam arasında sıkışıp kalmış buna kendisi son vermişti. Yaşamı boyunca anlaşılmamış ödüller almamıştı belki ama kendi misyonunu tamamlamıştı.Ölümünden sonra toplumun resme bakış açısı değişmiş ve anlaşılmıştı. Kendinden sonra gelen diğer ressamlar ona borçludur. Vang Gogh olmasaydı Picasso Picasso olmazdı.


     Görsel : Starry night by Van Gogh / YILDIZLI GECELER

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder