5 Oca 2017

Kış neden acıtır ?


Her attığım adımda biraz daha boşluğa düşüyordum. Yürüdüm, yürüdüm.. Bakışlarım adımlarımı takip ediyordu. Başka bir yere bakmanın korkusuydu belki de içimdeki. Birisini görmek. Birisiyle karşılaşmak. Eskilerden bir görüntünün çıkagelmesi. Ya da asıl istediğim buydu. Tanıdık birşeyler.  
Ellerim ceplerimdeydi. Soğuktan yumruk yapmıştım. Isınmak için sıcak bir nefes yeterdi. Yoktu. Zaman umudunu yitirenlere dostça davranmıyordu. Bir zamanların kalabalığından saklanmak için dalıp gittiğim gökyüzünden hoyratça kullanılmış anılarım yuvarlanıyordu üzerime. Ellerimden tutan biri olsaydı içim ısınırdı. Üşümezdim. Yalnızlık bir kıştı dinmeyen. Gri rengi hep üzerimde.Yürüdüm, yürüdüm... Kış içimde yanıyordu.

Öylece çöktüm bir kaldırım köşesine. Umuda sımsıkı sarılmanın ürperten aldanışına mı tanık oluyordum? Yılmayacaktım. Ben kışta ölen ağaçlar gibi susmayacaktım. Yapraklarım hiç sararmayacak, yıllar beni bitiremeyecekti. Dimdik karşı koymak rüzgara.. Titriyordum. Kar yağıyordu üzerime. Bir tebessümün esirgenişiydi üşümek. Ellerim ceplerimde, öylece kalakaldım.

Şimdi; çağırsam gelir misiniz? Dost bildiklerim, Kar mı yağdı saçlarınıza, yağmur mu ıslattı kirpiklerinizi, güneşi mi battı yüreğinizin... yoksunuz işte, yoksunum işte... kar yağmış saçlarınızı, yağmur ıslatmış kirpiklerinizi, güneşi batmış yüreğinizi alıp çağırsam gelir misiniz? Çocukluğum, kırmızı elbisem, ağlayan bebeğim, üzerine çiğ düşmüş okul günlerim... çağırsam gelir misiniz? Şimdi çağırsam gelir misiniz?

Doğruldum. Ellerimi usulca ceplerimden çıkarıp yumruklarımı açtım. Yüzümü kışın sert rüzgarına çevirdim. Baktım uzaklara, en uzaklara, uzakların uzaklarına. Avucumu uzatıp ileriye, haykırdım: Eyy siz yitirdiklerim! Eyy yitirip de bir türlü silemediklerim! Eyy silmeyi beceremediklerim! Hayat size neler getirdi?

07.02.2004




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder