6 Oca 2017

Şamanlık'tan Günümüze Uyarlanan Adetler

Şamanizm Şamanlar tarafından benimsenen bir yaşam şeklidir. Bir yaratıcıya inanç sözkonusu değildir. Şamanizm hayat felsefesidir. Dünya bilim adamları ve yazarlar tarafından da kabul gördüğü üzere, Şamanizm; eski Türk'lerin de içinde bulunduğu Kuzey Asya topluluklarında dini duygular içinde öteki alem varlıklarına hükmeden bir kült olduğu aşikardır.

Türklerin Şamanizm'den ayrılışından yüzyıllar geçmesine rağmen, günümüzde kullanılan pek çok Şamanizm adet ve gelenekleri devam etmektedir.
İşte bunlardan bir kısmına gözatalım;

   * Gidenin arkasından su dökerek uğurlama, Eski Türklerin Su Kült adetlerindendir.
   * Anadolu'da insanlar halen yeni ayın görünmesi esnasında yere diz çökerek gökyüzüne, toprağa ve aya bakarak dua etmekte, Allah'tan isteklerini dilemektedir. Yeni ay'ın yeni başlangıçlara yeni umutlara vesile olacağına inanılmaktadır. Bu gelenek Eski Türklerden gelmiş bir olgudur.
   * Kurşun dökme de eski Şamanizm adetlerindendir. Şamanlar bu geleneğe '' kut dökme '' anlamına gelen '' kut kuyma '' adını vermişlerdir. İnsanlara musallat olan kötü ruhlardan korunmak ve olumsuz etkilerini kaldırmaya yönelik, çok eski zamanlarda kullanılan sihir nitelikli bir ritüeldir.
   * Cami avlularında yada türbelerde mum yakma, ağaçlara çaput bağlayarak dilek dileme de Şamanizm'den günümüze gelen geleneklerdendir.
   * İstenmeyen bir durumdan korunmak ve kötü ruhların duymasını engellemek için tahtaya üç kere vurmak da eski bir Şaman inanışıdır.
   * Loğusa kadınların başına bağlanan kırmızı kurdele de Şamanlar'dan gelmiş bir adettir. Bu kurdelenin yeni doğan bebeği ve anneyi Albız denen şeytandan koruduğuna inanılırdı o dönemlerde. Günümüz de Alevilikte de mezar taşına kırmızı kurdele bağlanır. Bu da yine Şamanizm'deki ölüyü kötü ruhlardan koruma inancına dayanır.
   * Şamanlar'da ölen büyüklerin ruhlarının, suyun toprağın ormanın ruhlarının, eski Şaman ruhlarının yardımcı ruhlar olduğu kabul edilirdi. Ölen büyük ruhların çoğalması sonucu bu ruhların en kıdemlisi seçilip ölen Şamanlara yol göstereceğine inanılırdı. Bu büyük ruhların mezarları mabetler haline getirilmişti. Günümüzde yatır, türbe, mezar ziyaretleri bu inanç sisteminin yansıması olarak ortaya çıkmıştır.
   * Eski Türklerde mezarları gizleme geleneği yoktu. Aksine büyüklerin mezarların üstlerine ( yapı ) barklar yapılırdı. Bu barkların duvarları, ölünün yaşarken katıldığı savaş resimleriyle süslenirdi. Mezarların üstüne yine Barballar dikilmesi, sıradan kişilerin mezarlarının da tümsek bırakılması eski Türkler'in geleneğiydi. Arap dünyasında mezar taşı yoktur. Mezarın belirsiz olması, ölünün toprakla birleşmesi ve zamanla yokolması istenir.Kutsanması günahtır. Mezarlara taş dikilmesi, süslenmesi, sanat eseri haline getirilmesi İslam Dünyası'nda sadece Anadolu'da devam etmektedir.

  * Şamanizm'de köpeklerin, ruhun bedenden ayrılacağını gördüğüne ve bunun için uzun uzun uluduğuna inanılırdı. Bir kimse karşısında köpek uluduğunu görmesiyle öleceğine inanırdı. Günümüzde de köpek uluması uğursuz sayılır. Köpeklerin pek çok felaketi önceden haber verdiğine inanılır.
   * Eski Türk kültüründe içki içilmesi yaygın geleneklerdendi. Özellikle düğünlerde ve mutlu günlerde arak saçı ( rakı ) saçarlar, bunu kansız kurban olarak kabul ederlerdi.
   * Cami minarelerindeki Kubbe eski Türklerden gelen bir simgedir.
   * Nazar inancı ve halı kilimlerdeki desenler de Eski Türklerden günümüze kadar gelmiştir.
















 * Şamanlarda müziksiz ayin düşünülemezdi. Anadolu'daki Hz Ali'yi ve Hz Muhammed'i anlatan Mevlüt lerde ve ilahilerdeki tını eski Türk geleneklerindendir. Oysa İslam dünyasında Kur-an dışındaki dini eserlerin müzikle okunması günah kabul edilir.





Yardımcı Kaynak;
Wikipedia
İslam-tr.net
   
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder